2018 Dünya Kupası Başladı! 1. Hafta İzlenimleri – Haftanın En’leri

Spor Kategorisinde Tarafından

Herkese selam öncelikle! Aylardır beklediğimiz, gelmesi için gün saydığımız 2018 Dünya Kupası geçtiğimiz hafta itibari ile Rusya’da başladı! E hadi gözümüz aydın diyelim artık. Gruplarda ilk maçların tamamlanması ile birlikte takımlar da birçok sürpriz sonuca imza attılar. Bahis baronlarının kazandığı, biz gariban iddaacıların kaybettiği bu haftaya gelin beraber bakalım!

Rusya 5-0 Suudi Arabistan

Dünya Kupası’na ev sahipliğini yapan Rusya, kupanın ilk maçında adeta fırtına gibi eserek Suudi Arabistan’ı sahadan silip süpürdü. Baştan sona Rusların önde götürdüğü maçta goller 12′ dakikada Gazinskiy, 43′ ve 90′ dakikalarda Cheryshev ve 71′ dakikada Dzyuba’dan geldi. Açıkçası maçtan önce Rusya’yı favori olarak görüyordum tabii ki fakat 5-0 gibi farklı bir galibiyet açıkçası benim için büyük bir sürpriz oldu. Rusya’nın yükselen yıldızları Aleksandr Golovin ve Denis Cheryshev maça damgalarını vurdukları bu maçta özellikle Golovin’in gelecek maçlardaki performansı bende büyük bir merak uyandırıyor. 22 yaşındaki CSKA Moskova’lı topçu bu sezon 43 maçta 7 gol 6 asist ile oynadı.

Uruguay 1-0 Mısır

Herkes bu sezon fırtına gibi esen o adamı bekliyordu… Özellikle Dünya Kupası’ndaki performansı da aynı seviyelerde olursa Ballon d’Or ‘un en büyük favorilerinden biri olacaktı… Bu sezon takımıyla toplam 52 maçta 44 gol 16 asist yaparak ortalığı birbirine kattı… Takımını Şampiyonlar Ligi Finali’ne çıkarttı… İşte o isim evet Mohammed Salah. Şampiyonlar Ligi Finali’nde Sergio Ramos’un kendisine yaptığı faulden sonra sakatlanan Salah, ilk maçta riske edilmemek için teknik direktör Hector Cuper tarafından oynatılmadı. Maç boyu etkisiz bir görüntü sergileyen Firavunlar, uzatmalarda Jose Gimenez’in attığı gol ile mağlup oldular. Uruguay’a bakarsak maçın ilk 11’inde Suarez ve Cavani’nin beraber oynaması bize maçın bol gollü geçeceğini hakkında ipuçları vermesine rağmen gol için maçın son saniyelerine kadar bizi bekletmesi biraz beklentimizi karşılamadı diyebiliriz. İlk maçın günahı olmaz diyor ve sıradaki maça geçiyorum.

Fas 0-1 İran

Dünya Kupası’nın ilk haftasında bizi bir çok maç sonucu ile şaşırttığını yazının başında belirtmiştik. İşte onlardan biri.; Fas – İran maçı. Mehdi Benatia, Noureddine Amrabat, Younes Belhanda, Nabil Dirar, Hakim Ziech, Manuel da Costa ve Khalid Boutaib gibi yıldız futbolcuları ile Fas, karşısında onlara göre çok daha mütevazi bir kadroya sahip İran. Maçtan önce herkesin favori gösterdiği Fas, bizim gibi iddaacıları ters köşe yaparak uzatmalarda Aziz Bouhaddouz’un kendi kalesine attığı gol ile sahadan 1-0 mağlup ayrıldı.

Ronaldo 3-3 İspanya

Dünya Kupası’nın ilk haftasında oynananlar arasında tartışmasız en heyecan verici maç olan ve bir “erken final” olarak nitelendirdiğimiz Portekiz – İspanya maçı neyse ki bizi şaşırtmadı ve futbolseverlere adeta “İşte Dünya Kupası bu!” dedirtti. Kadrolarında birçok dünya yıldızını barındıran bu iki takımdan Portekiz, maçın henüz 4. dakikasında Cristiano Ronaldo ile öne geçti, erken yenilen golden sonra konsantrasyonunu bozmayan İspanya önce 24′ dakikada Diego Costa’nın attığı gol ile 1-1’lik eşitliği yakaladı. İlk yarının sonlarına doğru karşılıklı gelişen Portekiz ve İspanya atakları sonuç bulmazken dakikalar 44’ü gösterdiğinde Cristiano Ronaldo tekrar sahneye çıktı ve kaleci De Gea’nın büyük hatasında takımını 2-1’lik üstünlüğe taşıyan golünü attı.

İkinci yarıya hızlı başlayan taraf İspanya oldu, Portekiz kalesini sürekli yoklayan İspanya, aradığı golü 55. dakikada Diego Costa’nın golü ile buldu. Golden sonra afallayan Portekiz’e bir darbe de 58. dakikada Nacho Fernandez’den geldi ve skor bir anda 3-2 İspanya lehine döndü. İki takım da karşılıklı ataklar ile etkili olmaya çalışırken dakikalar 88’i gösterdiğinde serbest vuruştan attığı gol ile Cristiano Ronaldo maçın skorunu belirledi; 3-3!

Fransa 2-1 Avustralya

Kupanın favorilerinden ve 1 Milyar € ile turnuvanın en değerli takımı olan Fransa, sürpriz bir sonuç elde etmedi fakat zayıf rakibi Avustralya karşısında zorlanarak maçı 2-1 kazandı. İlk yarıda ataklarına rağmen bir türlü eşitliği bozamayan Fransa, aradığı golü 58. dakikada Antoine Griezmann ile penaltıdan buldu. Bu golden henüz 4 dakika sonra penaltı kazanan Kangurular, eski bir dost Mile Jedinak’ın kazanılan penaltıyı gole çevirmesi ile birlikte 1-1’lik skoru yakaladı. Maçın son anlarına yaklaşırken 81. dakikada Pogba’nın vuruşunda top yine ligimizden tanıdık bir oyuncu olan Aziz Behich’e çarparak ağlara gitti ve maç 2-1 Fransa lehine sonlandı. Maçın sonunda FIFA’nın açıklaması ile son gol Behich’in topu kendi kalesine attığı belirtildi. Pogba için üzücü bir haber.

Peru 0-1 Danimarka

Kadrosunda Kasper Schmeichel, Simon Kjaer, Thomas Delaney, Christian Eriksen gibi hatrı sayılır oyuncular bulunan Danimarka, sıkıcı geçen bir ilk yarı da son dakikada Peru’nun bir penaltı kazanması ile afalladı. Topun başına geçen Christian Cueva, topu filelere yollayamadı ve ilk yarı golsüz eşitlikle sonlandı. İkinci yarıda Christian Eriksen’in asisti ile topu ağlara gönderen Yussuf Poulsen, maçın skorunu belirledi. 1-0.

Arjantin 1-1 İzlanda

Ve yine favori bir takım yine sürpriz bir sonuç…

Özellikle geçtiğimiz maçlarda Ronaldo’nun hattrick yapmasının ardından gözler Messi’ye çevrilmişti. Keşke çevrilmeseydi…

Kadrosunda Sergio Aguero, Lionel Messi, Angel di Maria, Paulo Dybala ve Gonzalo Higuain gibi dünya yıldızlarını barındıran Arjantin ve karşısında da mütevazi fakat yakışıklı kadrosu ile İzlanda.

Arjantin, bana kadrosuna ne zaman baksam forvet hattı olarak Ferrari, defans hattı olarak da Murat 134’ü hatırlatıyor. Bireysel olarak onlarca başarısı olan bu futbolcu topluluğunun bir araya gelip hiçbir şey yapamamalarına Arjantin Milli Takımı denir. Her ne kadar 2014 Dünya Kupası’nda final oynasalar da, beni hiçbir zaman tatmin eden bir futbol ortaya koymadılar.

Maçın başından sonuna kadar uzun boylu İzlanda savunmasını aşmakta oldukça zorlanan Arjantin, maçın 19. dakikasında Sergio Aguero’nun golü ile 1-0 öne geçti. Golden henüz 3 dakika sonra İzlanda, Alfred Finnbogason ile 1-1’lik eşitliği yakaladı. Maç boyu uğraşıp didinen Arjantin, Lionel Messi’nin de etkisiz kalması ile maç sonucu 1-1 olarak bitti.

Hırvatistan 2-0 Nijerya

Kadrosunda Lovren, Vida, Rakitic, Modric ve Mandzukic gibi yıldızları bulunan Hırvatistan, sürpriz yapmadı ve 32. dakikada Oghenekaro Etebo (kk), 71′ de de Luka Modric’in penaltısı ile maçı 2-0 kazanmayı başardı.

Çok izleme fırsatı bulamadığımı bir hayli belli ettiğim bu maç da arada sırıtmasaydı iyiydi tabi…

Kosta Rika 0-1 Sırbistan

Zoran Tosic, Aleksandar Kolarov, Nemanja Matic, Sergej Milinkovic-Savic gibi oyuncuları gördüğümüz bu karşılaşmada Sırbistan 56. dakikada Aleksandar Kolarov’un harika frikik golü ile maçı 1-0 aldı.

Brezilya 1-1 İsviçre

Yine turnuvanın favorilerinden biri, yine hüsran…

Performansı en çok merak edilen takımlardan olan Brezilya, turnuvanın ilk karşılaşmasında İsviçre ile oynadı. Kadrosunda saymakla bitmez yıldızları olan Brezilya, izleyenlere keyif veren ofansif oyununun meyvesini 20. dakikada Coutinho’nun füzesi ile aldı. Ne yaptın be reis… taksi 50 TL, Über 35 TL yazar ordan!

Tabi yiğidi öldür hakkını yeme, İsviçre’de zaman zaman gerçekten etkili pozisyonlara girdi fakat ilk yarda Brezilya, kalitesini konuşturdu ve 1-0 önde kapattı.

İkinci yarının başında etkili olan taraf bu sefer İsviçre idi ve aradıkları beraberlik golünü 50. dakikada Steven Zuber’in kafa vuruşu ile buldu. Benim görüşüm İsviçre’nin gerçekten savunma konusunda iyi oynayarak Brezilya’dan puan alması başarı niteliğinde gösterilebilir. Tabi gönül istiyor Brezilya alsın maçı, fakat olmayınca olmuyor.

Almanya 0-1 Meksika

Belki de aralarında en çok şaşırdığım maç olabilir. Ya sen 2014 Dünya Kupası Şampiyonu ünvanı ile gelmişsin buraya, ne yapıyorsun, bu oyun ne yani!?

Eski şampiyonun dağıldığı, maç sonunda Joachim Löw’ün “Bize büyü yaptılar.” vari açıklamalarının olduğu bir maçtı. Meksika gerçekten çok iyi bir top oynayarak Football Manager oynayanların yakımdan tanıdığı Hirving Lozano’nun attığı golle maçı 1-0 kazandı. Maç boyu Panzerler’e üstünlük kuran Meksikalılar, Dünya Kupası’nda kolay lokma olmadıklarını gösterdiler. Bakalım Taco’lar nereye kadar gidebilecekler?

İsveç 1-0 Güney Kore

Ibrahimovic’siz İsveç, kupanın zayıf takımlarından olan Güney Kore’yi Andreas Granqvist’in 65. dakikada attığı penaltı golü ile 1-0 mağlup etti.

Bu maçtan bu kadar abi merak eden mi var cidden…

Belçika 3-0 Panama

“Çok şükür bu maçta sürpriz olmadı!” dediğinizi duyar gibiyim. Bence de öyle!

Son zamanlarında “Altın Jenerasyonu”nun meyvesini yiyen Belçika, Panama’yı rahat geçti.

Özellikle ilk yarıda Belçika baskısını defansının harika oyunu ile kıran Panama, ikinci yarının başından itibaren maçı kendi yarı sahasında kabul etti ve Belçika’nın yıldızları da buldukları neredeyse her boş pozisyonu tehlikeli bir hale getirdiler. Panama’nın direncini ikinci yarının hemen başında 47. dakikada Dries Mertens attığı harika gol ile kırdı. Daha sonra oyunun iyice hakimi olan Belçika, 69 ve 75. dakikalarda Romelu Lukaku’nun golleri ile sahadan 3-0’lık galibiyet ile ayrıldı.

Belçika’nın gerçekten zor yorulan bir kadrosu var. Gerek Eden Hazard, gerekse Kevin de Bruyne 90 dakika boyunca yorulmadan baskı yaptılar ve kalitelerini gösterdiler. Birisi Chelsea’nin yıldızı, diğeri ise hayal kırıklığı olan bu iki futbolcunun bir gün kulüp takımlarında da beraber oynamaları dileğiyle…

Belçika’nın bu jenerasyondaki birkaç oyuncusu, henüz daha gençken takımlarımızla adı geçiyordu, fakat olmadı, olduramadık…

Tunus 1-2 İngiltere

Bizi şaşırtmayan bir sonuçla karşınızdayız çok şükür.

Ya kardeşim anlamıyorum, tamam eyvallah temkinlisin defansif oynuyorsun da sanki bana final oynayacaksın yani! Ben boşuna sürekli olarak “Ege’nin Hamsileri” dizisinin fragmanını görmek istemiyorum ya. Adam akıllı oynayın!

Harry Kane diyorum başka da bir şey demiyorum. İngiltere, son yıllarda gerçekten çok güzel bir jenerasyon yakaladı. Özellikle ofansif anlamda Raheem Sterling, Harry Kane, Delle Alli gibi çok önemli oyunculara sahip. Umarım potansiyellerini açığa çıkartırlar ve bize mükemmel bir İngiltere deneyimi yaşatırlar.

Kolombiya 1-2 Japonya

Yuto Nagatomo’dan dolayı Japonya’ya karşı boş değilim…

Kolombiya için turnuvanın ilk haftasındaki en şanssız takım diyebilirim. Gerçekten kaliteli ayaklara sahip. Falcao, Davinsozn Sanchez ve en önemlisi James Rodriguez gibi… James’in eksikliği fazlasıyla hissedildi. Özellikle elemelerdeki ve 2014’deki performansı ile…

Maçın daha henüz 3. dakikasında Carlos Sanchez’in kırmızı kart görmesinden sonra neredeyse maçın başından sonuna kadar 10 kişi ile mücadele etme durumunda kalan Kolombiya, Shinji Kagawa’nın kırmızı kart sonrası oluşan penaltı golüne de engel olamadı. Ardından biraz silkelenen Kolombiya, 39. dakikada Juan Quintero’nun golü ile eşitliği yakalasa da maçın ortalarından sonra yorgunluk belirtisinin açığa çıkması ile eksikliği iyice hissetti ve Japonya 73. dakikada Yuya Osako’nun skoru belirleyen golü ile maçı 2-1 aldı.

Polonya 1-2 Senegal

Sadio Mane’li Senegal, Robert Lewandowski’li Polonya’ya maçın başından sonuna kadar üstün bir futbol sergileyip önce 37. dakikada Thiago Cionek (kk) sonra 60. dakikada Mbaye Niang’ın golü ile 2-0 önde götürüyordu. Maçın sonlarına doğru etkili olmaya başlayan Polonya, 86. dakikada Grzegorz Krychowiak’ın golü ile skoru 2-1’e getirdikten sonra baskıyı arttırsa da sonuca gidecek süreyi bulamadı.

En Çok Dikkat Çekenler

Cristiano Ronaldo ve VAR uygulaması.

Ronaldo, İspanya karşısında gerçekten inanılmaz oynadı. Yaptığı hattrick sonrasında ise Dünya Kupası tarihinde hattrick yapan en yaşlı futbolcu ünvanını da almış oldu.

Dünya Kupası’na asıl damga vuran şey ise VAR uygulaması oldu. İngilizce’de Video Assistant Referee, Türkçe’de de Video Hakem Uygulaması (kim çevirdiyse artık) olarak bilinen bu uygulama, özellikle verdiği penaltı kararları ile daha ilk haftadan kupa tarihinde en çok penaltı kullanılan turnuva olma gibi garip bir rekoru kırmış oldu.

En Büyük Hayal Kırıklıkları

David De Gea, Lionel Messi, Arjantin, Almanya…

O kadar çok var ki saymakla bitmiy0r… İlk maçlarda çok risk almak istemeyen teknik direktörler, biraz fazla defansif oyunları ile bir çok maçtan sıkılmamıza ve ZİRAAT TÜRKİYE KUPASINI YEĞLERİM dememize yol açtı. Böyle kilitli takımların karşısında dünya yıldızları da kitlenebiliyor. Arjantin – İzlanda maçını izleyenler demek istediğimi anlayabilecektir. 11 kişi savunma yaparak bir yerlere gelmeye çalışan mentalite evet bir işe yarar fakat belli bir yere kadar. Bu mentalitenin sonucunda da izleyenlere seyir zevki vermeyen maçların da önü açılır.

Ah Almanya ah… ne kadar güçlü bir takım olsan da karşındaki rakibi küçümsememen gerektiğinin en büyük örneği oldu. İşte adamı böyle madara ederler.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

*